SOSYAL AĞ UYGULAMASI OLARAK VINE

Giriş

İletişim Türkçe’de “duygu, düşünce veya bilgilerin akla gelebilecek her türlü yolla başkalarına aktarılması, bildirişim, haberleşme, komünikasyon”(TDK, 1998, s.1067) anlamına gelmektedir. İnsanoğlunun tarih boyunca ihtiyaç duyduğu yaşamsal faaliyettir. İnsanlar sosyalleşme, ekonomik kazanç ve haberleşme ihtiyacı gibi günümüz toplumunun  bireysel gereksinimlerini iletişim sayesinde gidermektedirler. Bu anlamda teknolojinin gelişmesiyle farklı boyutlara ulaşan, karmaşıklaşan ve işlevsel olarak sınıflandırılması güçleşen iletişim kavramı bir ağ düzeni oluşturarak insanların birbirlerine daha da yakınlaşmalarını sağlamıştır. Bu iletişim ağı ise Türkçe’de “iletişim araçlarının birbirleriyle ortak bağlantı kurma veya iş birliği sağlama durumu veya düzeni”(TDK, 1998, s.1068) anlamına gelmektedir.

“Batı dillerinde Latince “communicare” sözcüğünden türemiş olan “communication” sözcüğü için dilimizde iletişim kelimesi kullanılmaktadır. Ancak 1970’lere kadar iletişim kelimesi yerine enformasyon ve haberleşme kelimeleri kullanılmaktaydı. Ancak bu kelimeler communication kelimesinin anlamını tam olarak taşıyamadığı için iletişim kelimesi kullanılmaktadır.”(Yengin, 2012, s.12)

Sosyal bir etkileşim olan iletişim insanların toplumsal anlamda bir araya gelmesinde büyük rol oynamıştır. Eski dönemlerde kurulan devletlerde ve bu devletlerin yaşayışlarını devam ettirmelerinde iletişim çok önemli yer tutmuştur. Özellikle devletlerin başvurduğu ve geleneksel medyaya örnek olarak gösterilen bir iletişim yöntemi olan propaganda, insanların dikkatini istenen yöne çevrilmesi konusunda oldukça başarılı sonuçlar vermiştir. Kurulan en eski antik yunan devletlerinde de rastlanan propaganda örnekleri (yazılı veya görsel) ikinci dünya savaşının Nazi Almanya’sı, ABD ve diğer devletlerin kullanımıyla beraber çok kapsamlı bir iletişim yöntemine dönüşmüştür. Bu bağlamda iletişim yöntemlerinin toplumların ihtiyacına göre şekillendiği ve toplumları yönlendirmede çok etkili olduğu gözlenmektedir.

İletişim kavramının gelişim süreci boyunca yaşadığı değişim, geleneksel medyanın günümüz yeni medya kavramına doğru biçim değiştirmesine neden olmuştur. Bu biçim değişiminin temelinde ise daima teknoloji vardır. Teknoloji “bir sanayi dalı ile ilgili yapım yöntemlerini, kullanılan araç, gereç ve aletleri kapsayan bilgi”(TDK, 1998, s.2174) ve “daha çok bu bilginin toplumsallaşması yani toplumsal yansımaları olması, toplumsal bağlam, toplumsal anlam kazanması demektir.”(Atabek, 2003, s.63) Ancak teknolojinin elde edilmesinin yolu “teknik” kazanımlardan geçmektedir. Teknik “bir şey elde etmenin, üretmenin bilgisidir.”(Yengin, 2012, s.12) Bilgi ise oluşum süreci sonunda açığa çıkan bir araya gelmiş anlamlı veriler kümesidir. Buradan hareketle bu bilgiyi ve günümüz iletişim kavramını anlatan bilgi alışverişini en iyi şekilde açıklayabilmek adına ağ toplumu kavramı içerisinde yer alan bit – veri – enformasyon – bilgi şemasının kullanılması yerinde olacaktır. Mevcut bir bilgi içerisinde yer alan “bit” (özetle sanal ortamda 0 ve 1 den oluşan ve kendi içinde anlamsız kümeler oluşturan birim) bir bilginin en küçük ve anlamsız birimidir. Sayısal ortamdaki tanımıyla 0 ve 1 den oluşan ve yan yana gelerek anlamlı kümeler oluşturmaya başlayan bit veriye (ölçülebilen bilgiye) dönüşür. Bu dönüşüme örnek olarak toplum içerisinde meydana gelen toplumsal olaylar ve bu olayların oluşum süreçleri verilmektedir. Olay oluşur, gelişir ve biçim alır. Toplumun yararına olan veya olmayan bu veriler enformasyona (veriye kıyasla daha komplike anlamlı, bilginin alt kümesi) dönüşür. Bu enformasyon ise salt bilgiler ve yorumlamayla birlikte esas bilgiyi oluşturur. Enformasyon günümüzde internette bireylerin oluşturduğu sanal kimliklerle sanal gerçekliğin içinde sürekli olarak hareket halindedir. Kullanıcıların veriler hakkında yaptıkları yorumlar enformasyonu, enformasyon ise bilginin oluşum sürecini beslemektedir. Tüm bu alışveriş sonucunda bilgi olgusu oluşur. Açığa çıkan bu bilgi de onu kullanmak isteyen kesimler tarafından alınarak amaca göre işlenir. Bu döngüyü basit bir örnekle açıklamak gerekirse; bir toplumsal veya kültürel olay belli bir süre içerisinde gelişir ve büyür. Bu büyüyen olay (özetle bit ile başlayıp bilgiye kadar evrilen süre) neticede bir bilgi olarak onu kullanmak üzere hazır bekleyen kullanıcı tarafından alınır. Kullanıcının aldığı bilgi geri dönüşler (feedback) sayesinde değerlendirilme olanağına sahip olur. Bu döngü ise insanlık tarihi boyunca sürekli hareket halinde olmuştur.

İletişimin Türkçe’deki bir diğer adı ise “bildirişim” dir. İnsanın düşünebilen bir varlık olması iletişimin doğmasına ve çeşitli sınıflara ayrılarak gelişmesine neden olmuştur.

“Konuşucuyla dinleyici arasında bildiri alışverişi; karşılıklı bildiri aktarımı;bildirim eyleminin çift yönlü görünümü. Gerçekte, konuşucu gücül bir dinleyici, dinleyici de gücül bir konuşucudur; daha açık bir anlatımla, her ikisi de birer konuşucu-dinleyicidir. İşlevsel dilbilime göre dilin temel işlevi bildirişimi sağlamaktır.”(Vardar, 2002, s.43)

İletişim kavramı içerisinde de yer alan teknoloji insanlık tarihinde büyük bir yer tutmaktadır. Tarihin bilinen en eski teknolojik yeniliklerinden biri “yazı”dır. Yazı duygu ve düşüncelerin elle tutulabileceği somut ortamlar yaratmıştır. İletişimin en temel yapı birimi olan yazı sosyal hayatın en belirgin teknik kaynağıdır. Teknik anlamda insanlara tekerleğin bulunması, ateşin kontrol edilebilmesi gibi yaşamsal faaliyet imkanları sunan yazı, yine insanoğluna iletişime yön verebilme ve bu yolla topluluklaşarak dünyaya yön verebilme şansı vermiştir. Bu bağlamda yazı, günümüze kadar devam eden bit – veri – enformasyon – bilgi döngüsü sonucunda önce geleneksel medya ve ardından yeni medya kavramları içerisinde yeni teknolojik gelişmelere zemin hazırlamıştır. Günümüze kadar gerçekleşen her türlü teknolojik yeniliğe iletişimin önemli unsuru olan yazı sebep olmuştur.

 

Makalenin devamına Deniz Yengin editörlüğünde oluşturulan “Sosyal Medya Araştırmaları” isimli kitaptan ulaşabilirsiniz.

Kitap İlişimi İçin Tıklayın!

Bir cevap yazın